Türkisch: Wortliste Deutsch Türkisch

Aus Wikibooks

Wechseln zu: Navigation, Suche



A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z


  • à beher; fünf Briefmarken à 90 Pfennig beş tane doksan feniklik pul.
  • Aas n leş; (Schimpfwort; pl. Äser) pis herif; pis kadın; °en israf etmek
  • ab Präp. D itibaren; (uzaklaşarak); Adv. (= abgegangen) kopuk, sökülmüş; Thea. çikar(lar); (s.a. abgehen); von heute ~ bugünden itibaren; ~ und zu arasıra, arada bir; Gewehr ~! esas duruş!; ~ Ankara Ankara'dan; ~ Werk fabrikada teslim edilmek üzere.
  • ab- sıksık ayırarak, ayılarak (örn. abreißen) veya aşağı(ya) (örn. absteigen) anlamındadır.
  • abänder|n değiştirmek; düzeltmek; jur. a. tadil etmek; °ung f değişiklik; düzeltme; °ungs-antrag m tadil teklifi.
  • abarbeiten çalışıp bitirmek; çalışarak ödemek; sich ~ kendini yormak, kendini bitirmek.
  • Abart f çeşit(lilik); °ig anormal.
  • abätzen aşındırmak; asitle yakmak.
  • Abbau m Tech. kaldırma, sök(ül)me; işlet(il)me; (von Personal) tensikat, tasfiye.
  • abbauen Tech. sökmek; işletmek; Personal sayısını azaltmak; fig. Schranken gidermek; takattan düşmek.
  • abbau|fähig, ~würdig işletmeye elverişli.
  • abbeißen ısırıp koparmak
  • abbeizen asitle yakmak.
  • abbekommen (erhalten) hissesini almak; Schläge yemek; (lösen) çözmek, sökmek; nichts ~ umduğuna erişememek.
  • abberuf|en geri çağırmak; °ung geri çağırma.
  • abbestell|en aboneyi kesmek, siparişi iptal etmek; °ung iptal.
  • abbezahlen taksitle ödemek.
  • abbiegen sapmak (rechts sağa); bükmek.
  • Abbild suret; örnek.
  • abbild|en suretini çıkarmak; portresini yapmak; °ung resim, suret; Tech. dökme kalıp.
  • abbinden (losbinden) çözmek; Med. sıkıca bağlamak.
  • Abitte özür, tarziye; ~ leisten özür dilemek, tarziye vermek.
  • abblasen Tech. salıvermek; fig. (= absagen) geri almak, vazgeçmek.
  • abblättern pul pul olmak, kalkmak.
  • abblend|en körletmek; °licht kısa huzmeli ışık.
  • abblitzen er ist abgeblitzt vuramadı, başaramadı, ~ lassen baştan savmak, atlatmak.
  • abblocken (verhüten) önlemek;
  • abbrechen kopmak, kırılmak; koparmak; Haus yıkmak; Beziehungen kesmek; Urlaub yarıda bırakmak;
  • abbremsen frenlemek; yavaşlatmak.
  • abbrennen yakarak yok etmek, kül haline getirmek; tamamiyle yanmak; abgebrannt fig. parasız, cebi boş.
  • abbringen vazgeçirmek (von -den)
  • abbröckeln pul pul dökülmek; yavaş yavaş inmek.
  • Abbruch yık(ıl)ma; kes(il)me; fig.zarar; ~ tun zarar vermek; °reif yıkılmağa yüz tutmuş.
  • abbrühen haşlamak; abgebrüht fig. vurdumduymaz, duygusuz.
  • abbrummen Strafe geçirmek.
  • abbuch|en indirmek (Konto hesaptan); °ung hesaptan indirim.
  • abbummeln Zeit çalışmadan geçirmek, doldurmak.
  • abbürsten fırçalayarak kaldırmak; fırçalayarak temizlemek.
  • abbüßen cezasını çekmek; ° ceza çekme.
  • Abc-Schütze ilkokul birinci sınıf öğrencisi.
  • Abc-Waffen A.B.C. silahları (nükleer, biyolojik ve kimyasal silahlar).
  • abdämmen durdurmak.
  • Abdampf Tech. çürük istim.
  • abdank|en tahttan çekilmek; °ung tahttan feragat.
  • abdecke|n Haus damını kaldırmak; Tisch sofray kaldırmak; Bett örtüsünü açmak; Hdl. Schulden ödemek; °rei ölü hayvanların değerlendirildiği işletme.
  • abdichten sıkıştırmak; Tech. contalamak; °ung sıkıştır(ıl)ma; conta.
  • abdienen hizmet süresini doldurmak.
  • abdrängen uzaklaştırmak (nach doğru)
  • abdrehen çevirerek koparmak; Wasser, Radio usw. kesmek, kapatmak; Flugzeug yönünü değiştirmek.
  • abdrosseln Tech. kısmak, kesmek.
  • Abdruck (Spur) iz; (Relief) kalıp.
  • abdrucken kopya etmek; aynını çıkarmak.
  • abdrücken (schießen) tetiğini çekmek; (umarmen) kucaklamak.
  • abdunkeln karartmak, örtmek.
  • Abend akşam; gece; gegen ~ akşama doğru, akşamüstü; es wird akşam oluyor; jeden ~ her akşam, her gece; guten ~! iyi akşamlar.
  • Abendandacht akşam ibadeti.
  • Abendanzug resmi elbise; gece elbisesi.
  • Abenddämmerung akşam kararması.
  • Abendessen akşam yemeği.
  • Abendgebet akşam namazı.
  • Abendgesellschaft gece toplantısı.
  • Abendkasse yalnız akşamları açık olan gişe.
  • Abendkleid tuvalet.
  • Abendkurs gece kursu.
  • Abendland batı, Avrupa.
  • abendländisch batılı, Avrupalı.
  • abendlich akşamki.
  • Abendmahl kudas, liturya.
  • Abendprogramm gece programı.
  • Abendrot akşam kızıllığı.
  • abends akşamleyin, akşamları.
  • Abendstern akşam yıldızı.
  • Abendstunde gece saati.
  • Abendvorstellung gece oyunu, suvare.
  • Abenteuer macera; °lich maceralı; °lustig maceracı; roman macera romanı.
  • Abenteurer/in maceracı.
  • aber fakat; am(m)a; ~ gewiss! hay hay!, elbette!
  • Aber|glaube boş inan, hurafe; °gläubisch hurafelere inanan.
  • aberkenn|en yoksun kılmak, çıkarmak; °ung (von Rechten) ıskat.
  • abermal|ig diğer, yeni; ~s yeniden, bir daha.
  • abernten biçmek.
  • Abessinien Habeşistan.
  • abfahren hareket etmek, kalkmak, ayrılmak; Reifen aşındırmak; Fuß ezmek, çiğnemek.
  • Abfahrt hareket, kalkış.
  • Abfahrts-lauf (Sport) depar, iniş.
  • Abfahrts-zeit kalkış saati.
  • Abfall süprüntü, döküntü; çöp; ıskarta; der Leistung, des Druckes: azalma; pol. ayrılma.
  • Abfälle döküntüler, kesintiler; çöp.
  • Abfalleimer çöp tenekesi.
  • abfallen düşmek, dökülmek; (in der Leistung) azalmak; pol. ayrılmak (von -den); (dünn werden) zayıflamak; ~d inişil.
  • abfällig hor görücü; sich ~ äußern döşenmek (über -e); ~ beurteilen olumsuz hüküm vermek.
  • Abfallprodukt ikinci sınıf ürün.
  • Abfallverwertung süprüntülerin değerlendirilmesi.
  • abfangen yakalamak; Brief zaptetmek.
  • Abfangjäger avcı uçağı.
  • abfärben boyası çıkmak; fig. etkilemek (auf -i).
  • abfassen yazmak; Vertrag tanzim etmek; °ung kaleme al(ın)ma; tanzim.
  • abfegen süpürmek.
  • abfeiern çalışmadan geçirmek.
  • abfeilen eğelemek, törpülemek.
  • abfertigen muamele etmek; (absenden) yollamak.
  • Abfertigung muamele; yollama.
  • Abfertigungsschalter giden gelen yük (od. yolcu eşya) gişesi.
  • abfeuern patlatmak, atmak.
  • abfinden hakkını yerine getirmek; sich ~ yetinmek (mit ile); razı olm.; sich nicht ~ können alışamamak (mit -e).
  • Abfindungssumme tazminat.
  • abflauen Wind: hafiflemek; fig. azalmak, gevşemek.
  • abfliegen havalanmak; uçakla kalkmak.
  • abfließen akıp gitmek (nach -e)
  • Abflug uçuş, uçakla kalkış.
  • Abfluss (dışarı) akma; fig. geçmek.
  • Abflussrohr akaç; künk borusu.
  • Abfolge sıra, dizi.
  • abfordern istemek (von -den)
  • abfragen soruşturmak.
  • abfressen yemek, kemirmek; Chem. aşindırmak.
  • Abfuhr araba ile götürme; fig. baştan savulma.
  • abführ|en Häftling göturmek; vom Wege ~ yolunu şaşırmak; yoldan sapmak; Med. sürdürücü; °mittel sürgün ilaçı, müshil.
  • abfüll|en (in Flaschen) doldurmak; °ung şişeler doldurma.
  • abfüttern Tier hayvan yedirmek; Kleid astarlamak.
  • Abgabe teslim; (Steuer) harç, vergi; (Sport) pas;
  • abgabenfrei vergiden muaf.
  • abgabenpflichtig resme tabi.
  • Abgang (Abfahrt) kalkış, hareket; çıkış, ayrılma (von -den); (Verlust) yitik, kayıp.
  • Abgangsprüfung bitirme sınavı.
  • Abgangszeugnis bitirme diploması.
  • Abgase çürük gazlar.
  • abgeben vermek, teslim etmek; einen Schuss bir mermi atmak; Erklärung demeç vermek; ihre Stimmung oy vermek, oyunu kullanmak; sich ~ uğraşmak (mit ile).
  • abgebrannt yanmış; fig. parasız, cebi boş.
  • abgebrochen koparmış; kırılmış.
  • abgebrüht vurdumduymaz, duygusuz.
  • abgedroschen fig. basmakalıp.
  • abgefahren Reifen aşınmış, kabak.
  • abgegriffen yıpranmış.
  • abgehärtet dayanıklı.
  • abgehen kalkmak, hareket etmek; (von der Schule usw.) çıkmak, ayrılmak; Knopf: kopmak; Verputz, Farbe: pul pul olmak; Strecke adımlamak.
  • abgekämpft yorgun, bitkin.
  • abgekartet tertipli.
  • abgeklärt ağırbaşlı; makul.
  • abgekürzt Wort usw. kısaltımış.
  • abgelaufen Zeit: geçmiş.
  • abgelegen uzak; sapa.
  • abgeleitet türemiş.
  • abgelten karşılığını vermek.
  • abgemacht anlaşılmış.
  • abgemagert zayıflamıs, kilo vermiş.
  • abgeneigt aleyhtar, karşı; nicht ~ sein aleyhinde bulunmamak.
  • abgenutzt aşınmış.
  • Abgeordnete delege; milletvekili.
  • Abgeordneten|haus ~kammer parlamento; (Türkei) Büyük Millet Meclisi.
  • Abgeordneten|mandat ~sitz milletvekilliği.
  • abgerissen yırtık pırtık, hırpani kılıklı
  • abgerundet (a. Betrag) yuvarlak.
  • Abgesandte delege, mümessil.
  • abgeschabt aşınmış.
  • abgeschieden uzak, tenha; °heit tenhalık, yalnızlık.
  • abgeschmackt fig. tatsız, saçma sapan; °heit tatsızlık.
  • abgesehen başka (von -den), bir yana; ~ davon bundan başka; es ~ haben kastetmek, amaçlamak (auf -i).
  • abgesetzt Beamte usw. görevinden çıkarılmış.
  • abgesondert ayrı.
  • abgespannt yorgun, bitkin.
  • abgestanden Wasser usw. taze olmıyan; tatsız.
  • abgestimmt ayarlanmış; Farben barışık.
  • abgestorben ölmüş (gibi), uyuşuk.
  • abgestoßen kopmuş; fig. tiksinmiş; sich ~ fühlen tiksinmek (von -den)
  • abgestumpft fig. hissiz, kayıtsız; °heit hissizlik, kayıtsızlık.
  • abgetan olmuş bitmiş.
  • abgetragen aşınmış, eskimiş.
  • abgetreten Teppich usw. aşınmış.
  • abgeurteilt hükümlü, hüküm giymiş.
  • Alphabet alfabe.
  • Auge göz

[Bearbeiten] B

  • Baby bebek
  • Bild resim
  • bleiben kalmak
  • Blume çiçek
  • Brücke köprü

[Bearbeiten] C

[Bearbeiten] D

  • drehen dönmek

[Bearbeiten] E

  • essen yemek

[Bearbeiten] F

  • Fleisch et
  • Fata Morgana serap

[Bearbeiten] G

  • geben vermek
  • Gefahr tehlike
  • gehen gitmek
  • Geld para
  • Geschmack tat
  • glücklich mutlu
  • gut iyi

[Bearbeiten] H

  • Hallo merhaba
  • Hand el
  • Haus ev
  • Herz/Zuneigung gönül
  • Hund köpek

[Bearbeiten] I

  • ich ben

[Bearbeiten] J

  • ja evet

[Bearbeiten] K

  • kommen gelmek

[Bearbeiten] L

  • lachen gülmek
  • lesen okumak

[Bearbeiten] M

  • Markt çarşı
  • Milch süt
  • mögen sevmek
  • Moslem müslüman
  • Mädchen kız

[Bearbeiten] N

  • Name ad; isim

[Bearbeiten] O

  • oder veya
  • Ochse öküz

[Bearbeiten] P

[Bearbeiten] Q

[Bearbeiten] R

[Bearbeiten] S

  • sammeln toplamak
  • Schatz define, hazine, aşkım
  • Schicksal kader, kismet
  • schön güzel
  • Schule okul
  • Sorte/Art çeşit
  • Sprache dil
  • Stadt şehir

[Bearbeiten] T

  • Tod ölüm
  • Tschüß güle güle

[Bearbeiten] U

  • und ve
  • Unterricht ders

[Bearbeiten] V

  • Vaterland anavatan

[Bearbeiten] W

  • Wer? kim?
  • Wissen bilgi
  • Wo? nerde
  • Woche hafta
  • wohnen oturmak
  • Wolke bulut
  • Was ne

[Bearbeiten] X

[Bearbeiten] Y

[Bearbeiten] Z

  • Zentrum merkez
  • Zoo hayvanat bahcesi
Zurück zu Wortliste Türkisch Deutsch | Hoch zu Inhaltsverzeichnis
Persönliche Werkzeuge